Öğrenci Kartı Nasıl Çıkartabilirim? Bütün Süreci Komik Bir Duygu Haliyle Anlatıyorum
Biliyorsunuz, hayatta bazı şeyler vardır, bir türlü çözemediğiniz ama hep aklınızın bir köşesinde, “Bir gün şunu da yapmalıyım ya!” dediğiniz şeyler… İşte benim için, “Öğrenci kartı nasıl çıkartabilirim?” sorusu da böyle bir şeydi. Hem gençliğimin parçasıydı, hem de artık 25 yaşında bir yetişkin olarak bunun hala bir anlamı var mı, diye düşündüğüm bir mesele. Ama en nihayetinde, bu kartı almak, biraz da olgunluk testi gibi bir şey oldu.
Özellikle sosyal medyada, “Ben de artık genç değilim ama öğrenci kartı almayı düşünüyorum” diye bir paylaşım yaparken, belki de içten içe, ben de o eski özgür öğrenci günlerimi özlüyorum. Bu yazıda öğrenci kartı çıkartma sürecimi anlatırken, hem komik anekdotlar hem de aklımdan geçen gerçekçi düşüncelerle, tüm bu yolculuğu sizinle paylaşacağım.
Öğrenci Kartı Çıkartmak İçin Hangi Adımları İzlemeliyim?
Öğrenci kartı çıkartmak için ilk önce sabırlı olmanız gerektiğini söylemem gerek. Çünkü, maalesef ki hayatımda öğrenci kartı almak kadar karmaşık başka bir şey daha yoktu. Tüm işlem, üniversiteye başlamak kadar heyecan verici ve bir o kadar da kafa karıştırıcıydı.
1. “Öğrenci Kimliği” Sizi Bekliyor
Öğrenci kartı almak için ilk adım, öğrenci kimliği edinmektir. Ama tabii önce okula başlamak gerekiyor. (Evet, biraz gereksiz bir bilgi, ama aklınızda bulunsun.) Eğer İzmir’de yaşıyorsanız, öğrenci kartı almak için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sitesine girebilir, öğrenci kimliği başvurusunu buradan yapabilirsiniz. Ama bu işlemi yapmadan önce okul kaydınızın tamamlandığından emin olun. Çünkü bir okula kaydınız yoksa, bu kartı almak için doğru şansı yakalamış olmazsınız. (Ve evet, size burada ilk kazığı yemiş oldum.) Bu sebepten, öğrenci kimliğini almak, önce üniversite kaydınızı yaptırmaya eşdeğerdir. Ve tabi bu da aslında, “Ben şimdi gerçekten büyüdüm mü?” sorusunun cevabını aramanız gereken bir dönemdir.
2. İnternetten Başvuru ve Fotoğraf Çilesi
Bu noktada, öğrenci kartı başvurusu için ilgili belediyenin sitesine giriyorsunuz ve bir fotoğraf yüklemeniz isteniyor. Ama burada da acı bir gerçekle karşılaşıyorsunuz. “Evet, fotoğraf istiyorsunuz ama… bu fotoğraf aslında ne olmalı?” derken, kamera karşısına geçip, okul fotoğrafı için tam anlamıyla “güzel” bir kare çekmeye çalışıyorsunuz. (Ama kimseye sormayın, o fotoğraf hiçbir zaman beğenilmiyor, zaten kimse güzel fotoğraf çekemez.)
Benim için, bu fotoğraf, hayatımın en kötü anıydı. Fotoğraf çekmeye çalıştım, şakalar yaptım, elimi kalp yapıp “Bu fotoğraf tam öğrenci kartı olmalı” dedim ama sonuçta suratımda öyle bir ifade vardı ki, sanki kartı aldığımda bankadan bir kredi çekecek gibi hissedecektim.
3. Gerekli Belgeler: Neyin Nesi?
Ve işte o “gerekli belgeler” kısmı! Ne kadar da bürokratik bir detay değil mi? Öğrenci kartı başvurusu yaparken sizden öğrenci belgeniz, okulun öğrenci olduğunuzu belirten resmi yazısı gibi evraklar isteniyor. Ama burada şunu fark ediyorsunuz: Bir belgeyi daha tamamlayıp, halledip, geri gönderirken, aslında belgelerin toplamının sadece bir “kart” olduğunu fark ediyorsunuz.
Bürokratik işler, hayatımızda her zaman biraz sıkıcıdır, ama bu evrak işlerinden sonra, aniden kendinizi bir okulla ilgisi olmayan bir “yetişkin” gibi hissediyorsunuz. Neyse, sonunda öğrenci kartınızı almak için gereken her şeyi halletmiş oluyorsunuz.
4. Öğrenci Kartı Alındı! Artık Ne Olacak?
Kartınız nihayet elinizde. O kart, artık yaşadığınız şehirde, katılmak istediğiniz etkinliklerde, ulaşımda ve daha bir sürü yerde geçerli. Ama bana kalırsa, öğrenci kartı almak, sadece indirimli biletler almakla bitmiyor. O kartla birlikte, gençliğinize dair, belki de bir parça daha olgunlaştığınızı hissetmeye başlıyorsunuz.
Fakat işin garip tarafı şu: Öğrenci kartınızı aldığınızda, bir yandan “Çok güzel, bedavaya ulaşıyorum!” diyorsunuz, diğer taraftan ise “Ya ben artık 25 yaşında değil miyim?!” diye de sorguluyor oluyorsunuz.
—
Öğrenci Kartı: Gençliğin Son Havası mı?
Gerçekten, öğrenci kartı almak bana ne ifade ediyor? Gençliği yeniden hatırlamak, yoksa yalnızca ekonomik bir avantaj mı sağlamak? İzmir’de her gün metroda, tramvayda öğrenci kartımla rahatça yol alırken, bir taraftan da “Acaba hala genç miyim?” sorusunu soruyorum.
Ama belki de en önemli soruyu sormak gerek: Öğrenci kartı almak, aslında bize gençliğin çok geçici olduğunu hatırlatıyor olabilir mi? Her şeyin bu kadar hızla geçip gittiği bir dünyada, bu küçük kart aslında bize bir nebze de olsa gençliği yaşatıyor.
—
Sonuç: Öğrenci Kartı Gerçekten Ne Anlama Geliyor?
Sonuçta öğrenci kartı almak, hayatın her anında bir avantaj sağlasa da, aslında o kartı alırken gerçekte neyi elde ettiğimizi sorgulamak gerek. Belki de bu, sadece bir karttan çok daha fazlasıdır. Gençliğin, toplu taşımadaki indirimden çok daha değerli bir şey olduğunu unutmamalıyız. Öğrenci kartının bize sunduğu kolaylıkları kullanarak, sadece maddi olarak kazanç sağlamak değil, aynı zamanda gençliğin ne kadar kıymetli olduğunu da fark etmeliyiz.
Peki ya siz, öğrenci kartı almayı düşünüyor musunuz? Yoksa o kartı almak, tam da bu yüzden sadece bir “gençlik” ayrımcılığı mı? Yorumlara bekliyorum!