Tekne Turuna Çıkarken Yanımıza Ne Almalıyız?
Şimdi, biraz düşünün. İzmir’de yaşıyorsunuz, yazın sıcağında denizin dibine dalmak, arkadaşlarla gülüp eğlenmek istiyorsunuz. Ne yapıyorsunuz? Tabii ki bir tekne turuna katılıyorsunuz! Ancak burada hemen bir sorun var. “Tekne turuna çıkarken yanımıza ne almalıyız?” sorusu, tekneye bindiğiniz andan itibaren hayatınızı zorlaştırabilecek bir detay. Çünkü öyle bir an gelir ki, teknenin güvertesinde güneşleniyorsunuz ama bir anda çantanızda unuttuğunuz bir şey yüzünden “kardeşim ben niye burada bu şekilde geziyorum?” diye düşünmeye başlarsınız. O yüzden şimdiden hazırlıklı olmakta fayda var. Hadi gelin, tekne turuna çıkarken kesinlikle yanınıza almanız gereken şeyleri, biraz mizahi ve yaratıcı bir şekilde gözden geçirelim.
1. Güneş Kremi (Ama Çılgınca!)
İzmir’de denize girmek, güneşlenmek bir hayat tarzı. Ama bazı şeyler vardır, bir tekne turunda başınıza gelirse hiç unutmazsınız. Güneş kremi de bunlardan biri. Geceyi sabaha kadar denizde geçirip, sabah güneşin doğuşunu izlerken yanınıza bir güneş kremi almayı unutursanız, öğlene doğru bir domates gibi kızarırsınız. İç sesim: “Ya şimdi, bu kadar mı tembelsin, güneş kremi almadın mı? Tamam, belki eve gitmek istiyorsun ama bu kadar çabuk olma!”
Gerçekten ihtiyacınız var: Çeşitli faktörleri düşünün. Kendi cildiniz, çevrenizdeki yansıyan güneş ışığı, tekne üzerindeki yelkenler falan derken, 50 faktörlü bir güneş kremiyle çıkmakta fayda var. Bu kremi her 2 saatte bir tazeleyin, çünkü tekne turunda rüzgarla birlikte kremeler anında uçuyor.
2. Deniz Gözlüğü (Çünkü Biraz Yıldız Olmalısınız)
Deniz gözlüğü, tekne turuna çıkarken yanınıza almanız gereken, ama kimseye “ben bu gözlüğü kullanırım” diyemediğiniz bir şeydir. Fakat bir yanda da, denizin içinde kaybolmuş balıkları ve denizaltı dünyasını görmek istemek gibi bir insanlık hali vardır. İç sesim: “Bunu bana, hem çok stil sahibi yapar, hem de denizin altına bakmak için şans verir. ‘Çekilin, bakın bu benim gözlüğüm’ diye içimden bağırırım.”
Şimdi, bunu nasıl alırsınız? Çünkü denizde balık görmek zor iştir. Bazen gözlüğü takarsınız ama sizden başka kimse denize bakmaz. Öyle gözlüklerle gezerken, dalga olabilirsiniz. Ama hatırlatırım, gözlük ve şnorkel hayat kurtarır. Bu yüzden yanınıza mutlaka bir tane almayı unutmayın.
3. Yedek Tişört (Çünkü O İlk Tişört Kötü Bir Efsane)
Yağmur ya da deniz sıçrayınca ıslanmak… Bu çok normal. Ancak sabah şezlongda güneşlenmeye başlarken, birden çişimi tutamadığım ve ıslak zeminde kayıp düşme korkusuyla dolduğumda, yedek bir tişörtümün olması çok işime yaradı. Hadi ama, kimse sırılsıklam bir tişörtle öğle güneşinde oturmak istemez.
Bir iç ses daha: “Yedek tişört bir dahaki sefere lazım! Bunu almazsam, bütün tur boyunca rezil olacağım.”
Ve işte gerçekten lazım olan: O yedek tişört, yaz sıcağında terlemeniz sonucu kıyafetlerinizi değiştirme fırsatı sunar. Ayrıca o tişörtü denize atılmak için de kullanabilirsiniz. Şık bir şekilde “Hadi ben denize atlıyorum” demek, işte asıl mesele budur!
4. Su Geçirmez Çanta (Çünkü ‘Sıcak’ Artık ‘Soğuk’ Oldu)
Tekne turunda her şeyin su ile ilişkisi vardır. Çantalarınızın ıslanması ve telefonlarınızın suya düşmesi gibi olaylar, hayatınızda hiç unutmamanız gereken anlar arasında yer alır. Ne zaman tekneye bindim, ne zaman çantam suya düştü diye düşünürken bulabilirsiniz kendinizi.
İç sesim: “Aaa… Su geçirmez çanta? Hangi akıllı arkadaşım bunu alır ki?”
Ama gerçekten, işin sonu tatsız olabilir. O yüzden, su geçirmez bir çanta her zaman iyi bir tercihtir. En azından telefonunuzu, cüzdanınızı rahatça koruyabilirsiniz.
5. Yedek Ayakkabı (Çünkü Bazen Ayağınıza Yabancı Gelir)
Bir tekne turunda, bazen tekneye binerken ayağınız kayabilir ya da yürürken bir su birikintisinden geçmek zorunda kalabilirsiniz. Ama şunu unutmayın, tekneye bindiğinizde karşınıza çıkan bir şey varsa o da su birikintisidir. O yüzden yedek bir çift rahat, suya dayanıklı ayakkabı almanızda fayda var.
İç sesim: “İyi de ben zaten terlik giydim, yedek ne işime yarar?”
Gerçek cevap: Sadece bir düşünün, eğer tekneye ayak basarken “Bunu yapmamalıydım” diyecek kadar kayıp düşersek, zaten çok geç olacaktır.
6. Meyve, Atıştırmalıklar ve Biraz Yedek Su (Çünkü Susuzluktan Bağırmak İstemezsiniz)
Herkesin bildiği bir gerçek vardır; tekne turunda asla yeterince suyunuz olmayabilir. Denizin ortasında susuz kalmamak için yedek suyu ve atıştırmalıkları yanınıza alın. Koca gün boyunca suya ve güneş ışığına maruz kalmak sizi aç bırakabilir. Bu yüzden, yanınıza biraz cips, meyve ve en önemlisi bolca su almayı unutmayın.
İç sesim: “Bunları alırsam sanki fazlalık taşır gibi olurum, ama bir bakarım ‘ehh, açım’ diye canım çeker.”
Gerçek cevap: Her zaman atıştırmalık almak en iyi fikirdir.
—
Sonuç Olarak: Her Şey Fazlasıyla Güvenli Olsun
Sonuçta, tekne turuna çıkarken yanınıza almanız gereken her şeyin amacı, kendinizi güvende ve rahat hissetmenizi sağlamaktır. Tekne turu, sadece bir eğlence değil, aynı zamanda doğru hazırlık yaparak tadını çıkaracağınız bir deneyim olmalıdır. Unutmayın, bu tur sırasında bir şeyler unutmuşsanız, o eksiklik sizi her an vurabilir. Ama tabii ki bunun farkına varmak, sadece bir sonraki turu daha dikkatli hazırlamak için iyi bir fırsat olabilir.
Ama en nihayetinde, fazla düşünmeyin, tekneye binin ve dalgalara bırakın kendinizi.